PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız

eXTReMe Tracker
: Sosyal mühendislik


by_danger
08-01-2007, 01:32 AM
SOSYAL MÜHENDİSLİK ESASLARI, BÖLÜM I: Hacker Taktikleri



GERÇEK BİR HİKAYE



Bundan bir kaç yıl önce bir sabah, bir grup yabancı büyük bir gemi taşıma firmasına hiç bir zorluk olmadan kolaylıkla yürüyerek girdiler ve firma içi ağa ait giriş hakkı ile orayı terk ettiler. Bunu nasıl yaptılar? Bu firmadaki farklı çalışan numarasıyla azar azar küçük giriş miktarı ile elde ettiler. İlk olarak, binanın içine girmeden önce girişimde bulunmak için iki gün boyunca şirket hakkında araştırma yaptılar. Örneğin, İnsan kaynaklarını ara***** anahtar işçi isimlerini öğrendiler. Sonra, ön kapıda anahtarlarını kaybetmiş numarası yaptılar ve bir adam onları içeri girmesine izin verdi. Sonra, yabancılar kimlik rozetlerini kaybettiklerine inandırıp üçüncü güvenli bölgeye girdiler, gülümsediler ve dost canlısı bir işçi onlara kapıyı açtı.



Yabancılar binanın dışından CFO’yu biliyordu. Bu yüzden onlar onun ofisine girebilirlerdi ve kilidi açılmış bilgisayardan finansal bilgilerini alabilirlerdi. Bütün kullanışlı dökümanları bulabilmek için, şirkete ait çöpleri karıştırdılar. Bir hademeye çöp kutusunun sordular. Buldukları içerikleri çöpe yerleştirip ve bu verilerin binanın dışına elleriyle taşıdılar. Yabancılar, ümitsizce ağ şifrelerine ihtiyaç duydukları için CFO’ sun çalışanlarının sesini çalıştılar. Böylelikle telefonda bir koşuşturma anında bir CFO’lu oldular. Oradan, olağan hack araçlarını kullanarak sitemde super-user girişi kazandılar.



Aslında, yabancılar CFO’nun güvenliğini çalışanların bilgileri olmadan kontrol eden network danışmanlarıydı. CFO hakkında ayrıcalıklı bilgi verilmemişti onlara, fakat istedikleri bütün girişleri sosyal mühendislik aracılığı ile elde ettiler(Bu hikayeyi Kapil Raina anlatmıştır, şuanda Verisign da güvenlik uzmanı ve Ticaret Güvenliği: Başlangıç Rehberinin yazarıdır, eski iş yeri çalışanları ile birlikte gerçek işyeri tecrübelerine dayanır)



TANIMLAR

Sosyal mühendislikle okuduğum bir çok makale şu şekilde tanımlar ile başlar "insanlardan istediklerini öğrenme sanatı ve bilimi", "Dışardan bir hackerın sisteme giriş için ihtiyaç duyduğu bilgileri elde etmek için, bir bilgisayarın makul kullanıcıları üzerinde psikolojik hileler kullanmasıdır" yada "ihtiyaç duyduğun bilgileri elde et" (örneğin bir sistemi kırmaktansa bir kişiden şifreleri al). Gerçekte, sosyal mühendislik bunların hiçbirisi yapamayabilir, bu daha çok senin nereye oturduğuna bağlıdır . Tek şey, herkes sosyal mühendisliğe kızgın gibi görünür. Genel olarak zeki bir hacker, doğal insanların güvenine eğilimi ustalıkla gerçekleştirirler. Hackerların amacı geçerli bir sistemde izinsiz girebilmeyi başarmak için başkalarının bilgilerini elde edebilmektir ve bu bilgilerle sisteme ikamet edebilmektir.

Güvenlik tamamen güvenle ilgilidir. Güven, koruma ve gerçekliktir. Genel olarak, güvenlik zincirinde zayıf bir halka olarak kabul edilir, bizim birçok sömürülebilir ataklarımızı onların münakaşadan dolayı ayrılan birilerine gönüllü bir şekilde kabul ettiririz. Bir çok güvenlik deneyimine sahip bilir kişiler üstüne basarak bu olguyu belirtmektedir. Kaç tane ağ boşluklarıyla, patchlerle ve firewall lar ile ilgili makalenin yayınlanmış olması önemli değildir. Sadece bunlardan gelebilecek tehlikeleri azaltabiliriz



HEDEF VE ATAKLAR

Sosyal mühendisliğin genel amacı hack in genel amacı ile aynıdır; sisteme izinsiz girmeyi elde etme yada bilgileri sırasıyla dolandırıcılık yapmak, ağa davetsiz olarak girmek, endüstriyel casusluk, kimlik hırsızlığı yada basitçe ağa yada sisteme zarar vermektir . Tipik hedefler: telefon şirketleri ve servisleri, büyük şirketler ve finansal kurumlar, askeri ve hükümet acentaları ve hastaneler. İnternetin canlanması endüstriyel mühendis atakların paylaşımı ile iyi bir şekilde başladı Fakat ataklar genel olarak büyük mevcudiyetler üzerine odaklanmaktadır.

Gerçek hayatta sosyal mühendislik örneği bulmak zordur. Hedef organizasyonların hiçbir zarar verdiklerini kabul etmek istemezler(Hepsinden sonra, ana güvenlik kırığını kabul etmek onu sadece benimsememek değildir, organisazyon isimlerine zarar verici olabilir). Saldırılar dokümantasyon edilmediği için gerçekte hiç kimse sosyal mühendislik atağı olup olmadığından emin olamayız.

Organizasyonların hedef boyunca neden sosyal mühendisliğe maruz kaldığına gelince, bir çok teknik hack yapmaktansa, yasadışı giriş elde etmek için çoğunlukla kolay bir yoldur. Teknik insanlar için, çoğunlukla sadece telefonu kaldırmak ve birilerine şifre için sor sormak oldukça basittir ve çoğunlukla, bu sadece bir hacker ın yapacağı iştir.

Sosyal mühendislik iki düzey üzerine kurulmuştur: Biri fiziksel diğeri ise psikolıjitir. İlk olarak, bir saldırı için fiziksel ataklara değinelim: çalışma yerleri, telefonlar, çöpler ve tüm çevirim içi olan her şey. Çalışma yerlerinde hacker kolaylıkla kapıdan içeri girip yürüyebilir, tıpkı film gibi Ve bakım çalışması yapacak biri gibi yada organisazyona başarı ile giren bir danışman gibi davranabilir. Sonra davetsiz misafir ofiste kurumla yürüyüş boyunca; daha sonra gece evinden zarar verebilmek için yetecek kadar bilgi ile bina etrafında yatar ve binadan çıkar ta ki giriş için izin bilgilerini elde edene kadar giriş izni alabilmek için diğer bir yöntem ise sadece ayakta durmak ve çalışanların şifrelerini açıkça girdiklerini izlemektir.



TELEFON İLE SOSYAL MÜHENDİSLİK

En etkili sosyal mühendislik ataklarından biride telefon aracılığı ile yapılır. Bir hacker sizi arayabilir ve yetkili biri gibi davranabilir ve yavaş yavaş kullanıcı bilgilerinizi öğrenebilir. Özellikle yardım masaları bu tarz ataklara yatkındır.

Şimdi iyi bir örneğe bakalım : Gecenin bir yarısı sizi arayabilirler:

H: ‘Son altı saat içinde Mısırı aradınız mı? ’

K: ‘Hayır’

H: ‘Sizin kartınız ile Mısıra yapılmış bir arama bulunmaktadır. Bir sorununuz var ve $2000 borçlu gözüküyorsunuz.’

H: ‘Mesleğimi göz önünde bulundururum ki sizi bu borçtan kurtarabilirim. Yalnız bana PIN ve kart numaranızı söylemeniz gerekmektedir. Daha sonra sizi bu borçtan kurtaracağım’

(H: Sosyal mühendislik yapan kişi, K: Sosyal mühendisliğe maruz kalan kişi)

Yardım masaları genellikle bu işe eğilimlidirler. Çünkü onlar yardım için ordalar , gerçekte yasal olmayan bilgileri öğrenmeye çalışan kişiler tarafından istismar edilebilir. Yardım masası çalışanları güler yüzlü ve bilgi vermek için eğitilirler. Bu nedenle sosyal mühendislik için altın bir fırsattır. Yardım masası çalışanların çoğu güvenlik için çok az eğitilmişlerdir. Yardım masası çalışanları daha çok sorulan soruları cevaplamaya ve bir sonraki telefona geçmeye eğilimlidirler.Bu da çok büyük bir güvenlik açığı oluşturmaktadır.

Canlı bir Bilgisayar Güvenlik Enstitüsü gösterisinin kolaylaştırılmış, zekice tanımlanmış yardım masası sömürüsü bir telefon şirketini araması ve yardım masasına ulaşmasıyla başlar.

H: Bu geceki nöbetçi idareniniz kim?

K: Betty.

H: Betty ile görüşebilir miyim?

H: (transfer ediliyor) Merhaba Betty, İyi günler dilerim. Sisteminiz neden çalışmıyor?

K: Çalışmıyor mu? Gayet iyi durumda.

H: Daha iyi olması için oturumu kapatın

K: ( Oturumu kapatıyor )

H: Tekrar oturumu açın.

K: ( Oturumu açıyor )

H: Daha bir bip sesi göremedik, bir değişiklik göremedik. Yeniden oturum kapatır mısınız?

K: ( Oturumu kapatıyor )

H: Betty, senin ID ile ne olacağını anlamak için, senin bilgilerinle giriş yapmam gerekiyor. Şifreni ve ID numaranı verirmisin?

Böylelikle şifreyi ve ID yi öğreniyor. Zekice…

(H: Sosyal mühendislik yapan kişi, K: Sosyal mühendisliğe maruz kalan kişi)

Telefon konusunda yapılan bir değişimde telefon ödemeleri yada ATM dir. Hackerlar gerçekte surf yaparlar ve bu yolla PIN ve kredi kartı numaralarını bu yolla elde ederler. (Büyük bir İngiliz hava alanında çalışan bir arkadaşımın başına geldi). İnsanlar daima telefon gişelerinde ayakta dururlar, bu nedenle bu tarz yerler de daha dikkatli olunması gereken yerlerdir.



ÇÖPLERİ BOŞALTMA (Dumpster Diving)

Çöpleri boşaltmak, çer çöpü temizlemek olarak ta bilinir be başka bir sosyal mühendislik metodudur bilgilerin büyük bir çoğunluğu, şirketin çöplerinden toplanmıştır The LAN Times, çöpünüzde bulunan potansiyel güvenlik tehlikelerini şöyle sıralamaktadır: "şirket telefon rehberi, kısa notlar, şirketin idari politika bilgileri, olaylar ve tatil izinleri, sistem işleyiş şekilleri, hassas veriler yada giriş isim ve şifreleri çıktıları, kaynak kod çıktıları, diskler ve bantlar, şirket mektupları ve kısa formlar ve eskimiş donanımlar"

Bu kaynaklar hacker lar için zengin bilgi damarlarıdır. Telefon rehberleri hackerlara canlandırılacak yada hedefteki insanların telefon numaralarını ve isimlerini verir. Organizasyon grafikleri organisazyonda ki yetkili posizyon daki kişiler hakkında bilgiler içerir. Küçük notlar giriş oluşturmak için cazip ve ilginç ufak bilgiler içerir. Takvimler çok önemlidir, hangi işçinin ne zaman işyeri dışında olacağını belirtir. Sistem el kitapları, hassas bilgiler ve diğer teknik bilgi kaynakları hackırlara ağa izinsiz girebilmek için gerekli bilgileri verebilir. Son olarak, eski donanımlar özellikle hard diskler yeniden onarılıp tüm kullanışlı bilgiler elde edilebilir.



İKNA ETME

Hackerlar kendi kendilerine ataklarda psikolojik bir etki kurabilmek için sosyal mühendislik ile nasıl mükemmel bir psikolojik etki oluşturabileceklerini çalışırlar. İkna edebilmenin basit yolları: taklit etme, kendini sevdirme, riayet etme, sorumluluk yayma ve sade bir arkadaş olarak görünebilmektir. Her şeye rağmen bu metotların kullanımının ana konusu insanların gizlice bilgilerini öğrenebilmek için inandırıcı olmaktır. Bu sosyal mühendisliktir.

Taklit etme genel olarak bazı karakterleri oluşturup, onların rollerini oynamaktır. En basit rol en iyisidir. Bazen bizi sizi arayıp ‘Ben MIS den John, şifrenize ihtiyacım var’ diyebilir. Fakat bu her zaman çalışmaz. Bir yandan hacker lar organizasyon daki gerçek bir bireyi çalışırlar ve o kişi yerine telefon edbilmek için o kişinin binadan çıkmasını beklerler. Bir hacker yaygın objeleri yazar, konuşma esnasında sesleerini gizlemek için küçük kutular kullanır ve konuşma biçimlerini, organizsayon tablosuna çalışır. Bence bu çok az inandırıcı bir ataktır. Çünkü çok fazla hazırlık ister. Ama yinede yapılmaktadır.

Taklit etme yönteminde kullanılan en yaygın rollar şunlardır: tamircilik, IT başkanı, yönetici, güvenli bir 3. parti elemanı (Örneğin başkanın yetkili asistanı sizi arıyor ve bşkanın gerekli bilgileri teyit ettirmek istediğini söylüyor) ve herhangi bir şirket elemanı. Büyük bir şirkette bunları kullanmak zor değildir çünkü herkesi tanıyamazlar. ID ler fake edilebilir. Bir çok çalışan patronlarına kendilerini sevdirmek ister bu nedenlede, kariyer sahibi birinin ihtiyaçlarını sağlamak için çok çalışırlar.

Riayet gruba dayalıdır. Fakat, inandırıcı bir kişiile tek başında kullanılabilir. Bu kullanıcılar hacker lara aynı gerekli bilgileri verir. Örneğin hacker IT yönetici rolünü oynuyorsa.

Şüphesiz sosyal mühendisik ile en iyi bilgi edinme yolundan biride arkadaş canlısı olmaktır. Buradaki anafikir telefonda meslektaşlarına inandırıcı olabilmek ve yardım istemektir. Bu nedenle hacker ihtiyaç duyduğu tek şey inandırıcı olabilmektir. Öte yandan bir çok çaşılan telefonlara cevap vermektedirler özelliklede bayanlar.

Bazen bir gülümseme, kibar bir teşekkür yada ‘kafam karıştı bana yardım edebilir misiz?’ cümlesi size çok yardımcı olacaktır.



ON-LINE SOSYAL MÜHENDİSLİK

İnternet aradığımız şifreleri sosyal mühendisilik ile elde etmek için verimli bir alandır. Bir çok kullanıcının yaptığı başlıca hata aynı şifreyi bir çok account ta kullanmasıdır: gmail, yahoo vs. . Bir hacker bir kullanıcının şifresini elde ettiği zaman onu bir çok accountta dener.Hacker ın bunu yapmasının bir yolu on-line forumlardır. Mesela hackerlar bazı para kazandıran kumar bilgilerini bu form ile gönderir ve kullanıcıdan isim ve şifre yazmasını ister.(email adresi içeren, keza şifrede) Bu formlar mail ile gönderilir. Mail iyi bir görünüm verir ve para kazandıran kumar da kanuni bir yatırım gibi görünür.

Diğer bir yöntemde hacker network admini gibi görünür ve size networkten bir şifre gönderip şifrenizi sorar. Bu tarz sosyal mühendislik atakları genelde çalışmaz. Kullanıcılar on-line iken hackerdan haberdardır. Ama genelde not bırakırlar. Ayrıca hacker lar networkun bir kısmına benzeyen, şifre ve kullanıcı adınızı girmenizi istiyen pop-up pencereleri kurabilirler. Şu noktaya da değinelim, bir çok kullanıcı temiz bir text ile şifresini göndermez. Fakat nadiren sistem adminlerin güvenlik ölçümünün geri kalanına sahiptir. Daha iyisi, bazen sistem adminleri kullanıcılarını şifrelerini gizlemeleri, diğer bir yandan yüz yüze güvenilir ve yetkili bir çalışanla konuşma yapmaları konusunda uyarıda bulunmaktadır.

Ayrıce e-mail bir sisteme başarı ile girebilmek için direkt bir yoldur. Örneğin, yetkili kişinin mail e yaptığı eklentilerde virüs, worm, trojan atı bulunur. Buna en iyi örnek VIGILANT tarafından dokumantasyonedilen AOL hackidir: “Öyleyse bir hacker kendini AOL teknik destekleyicisi gibi tanır, bir saat kurbanla konuşur. Konuşma esnasında kendisini satışta olan çok ucuz bir arabası oldugunu söyler. Kurbanın ilgisini çeker ve hacker araba resminin olduğu bir e-mail gönderir. Araba resmi yerine mail bir backdoor exploit çalıştırmaktadır. Bu exploit AOL dışından firewall arasından bir bağlantı kurmaktadır ”



TERS MÜHENDİSLİĞİ

Son olarak, yasadışı bilgi edinme için daha gelişmiş kazanç metotlarından biri ‘ters sosyal mühendisliği’ olarak bilinir. Bu, hacker yetkili bir kişinin karakterterini oluşturduğu zaman olur. Bu nedenle işçiler diğer yoldan ziyade ona bazı bilgiler için soru sorarlar. Şayet inceden inceye araştırılıp, planlanır ve iyi çalışılırsa, ters sosyal mühendislik atakları belki hacker a işçilerden daha şansla değerli verileri elde etmek için gösterilebilir. Fakat bu istek çok büyük hazırlık, araştırma ve ön hack için kürek çekmektir.

Rick Nelson’un raporuna göre ters sosyal mühendisliği üç kısımdan oluşmuştur: sabotaj yapmak, reklam yapmak ve yardım etmektir. Hacker lar bir networku sabote ederken bir problem artışı olabilir. Hacker sabit problem ile uygun iletişime geçer ve o çalışanlardan kesin bilgileri ister ve gerçekte elde etmek için geldiği şeyi elde eder. Onlar bilir ki aslında o kişi hacker dır. Çünkü diğer müşterilerinin network sisteminden bir sorunları yoktur ve mutludurlar.



SONUÇ

Elbette ki, hiçbir sosyal mühendislik ile ilgili makale Kevin Mitnick in anmadan bitirilmez: Bir makaleden alınmış yazı ile sonuçlandıralım.”Sizler servislere ve teknolojiye bir servet harcayabilirsiniz.. Sizin ağ teknolojiniz hala eskiye karşı savunmasız kalabilir- şekillendirilmiş idare”



devamı gelcek bu başlık altında

by_danger
08-01-2007, 01:33 AM
KEVIN MITNICK

Kevin Mitnick (41), 1988’de FBI’ın ‘En Çok Arananlar’ listesinin başındaydı. Bu hacker dünyada ‘Sanal alemin Che Guevera’sı’ olarak anılmaya başlandı. Sun Microsystems, Novell ve Motorola gibi şirketlerin gizli bilgilerine ulaştı. Amerikan Hava Kuvvetleri’nin, FBI’ın sistemlerine girdi. 30 bine yakın kredi kartının şifresini kırdı. Ama 1995’te Japon astrofizikçi Tsutomu Shimomura’nın bilgisayarına girmeye kalkınca yakalandı. Beş yıl hapis yattı. 2010’a kadar hack maceralarını yazması yasak. Yine de ‘Benim hikayem değil, başka hacker’ların hikayelerini topladım’ diyerek önce 2002’de The Art Of Deception (Aldatma Sanatı) sonra da Amerika’da daha yeni çıkan The Art of Intrusion (Sızma Sanatı) diye iki kitap yazdı. Aldatma Sanatı, geçtiğimiz haftalarda ODTÜ Yayıncılık’dan Türkçe olarak da çıktı.

Kevin Mitnick, üç yaşındayken anne ve babası ayrılır. Garsonluk yapan annesi büyütür onu. 12 yaşına geldiğinde, Los Angeles’ın her yerine bedava yolculuk yapmanın yöntemlerini çoktan keşfetmiş, insanları aldatmanın tadına varmıştır. O kadar güçlü bir fotoğraf hafızası vardır ki, bütün otobüs numaralarını ezberleyebilir. Birçok parolanın yazıldığı listeye biraz baktıktan saatler sonra bile bütün numaraları hatırlayabilmektedir.

Korsanlığa ilk adım atışı lise yıllarına rastlar. Alanı o yılların iletişim mucizesi telefonlardır. ‘Telefon beleşçiliği, telefon sistemlerini ve telefon şirketleri çalışanlarını sömürerek telefon ağını tanımamı sağlayan bir çeşit korsanlıktı. Daha doğrusu toplum mühendisliği. Bu becerimi öyle bir noktaya getirmiştim ki, 17 yaşımda çoğu telefon şirketi çalışanını, ister telefonda, ister yüzyüze neredeyse her konuda inandırmayı başarıyordum.’

Mitnick, liseden sonra Bilgisayar Eğitim Merkezi’nde ders almaya başlar. Artık asıl oyuncağına kavuşmuştur: ‘Birkaç ay içinde okulun müdürü, işletim sisteminde açık bulduğumu ve tüm yönetici ayrıcalıklarına sahip olduğumu fark etti. Korsan kiralama uygulamasının ilk örneklerinden olabilecek bir şekilde, bana reddedemeyeceğim bir teklifte bulundu. Ya okulun bilgisayar güvenliğini geliştirmeye yönelik bir mezuniyet projesi yapacak ya da okuldan uzaklaştırılacaktım. Mezuniyet projesini yaptım ve yüksek notla mezun oldum.’

DEFALARCA TUTUKLANDI

1981, Mitnick’in başının belaya girdiği ilk yıldır. Amerika’nın en büyük telefon şirketlerinden Pacific Bell’in merkezine girmeye karar vermiştir. Şirketin çöpleri arasında yazı çıktıları, parolalar dahil çalışanların birbirlerine gönderdikleri notları bulur. Bir yöneticinin odasından kılavuzlar çalar. Bir arkadaşı onu ihbar etmese belki hiç yakalanmayacaktır. Sadece üç ay hapis cezası alır ama bir yıl gözetim altında tutulacaktır.

Hapisten çıktıktan kısa süre sonra bu sefer bir üniversitenin bilgisayarına girdiği tespit edilir ve tekrar altı ay hapse mahkum olur. Hapisten çıkar çıkmaz bu defa kredi kartı bilgilerini çalmaktan tutuklama kararı çıkar. Ama teslim olmaz, kaçar ve tutuklama kararı zaman aşımına uğrar.

Birlikte hacker’lık yaptığı en yakın arkadaşlarından biri, Mitnick’in ‘Bu son olacak’ yalanlarından öyle bıkmıştır ki, onu FBI’ya şikayet eder. Mitnick yakalanır.

1990’da şartlı tahliye edilir. Uslanmamıştır, yine bilgisayara girer; şartlı tahliye kurallarını ihlal eder. Her yerde aranmaktadır, o ise yakalanmamak için sürekli yer değiştirmekte, kredi kartı yerine nakit para harcamaktadır.

1994’te Japon astrofizikçi Tsutomu Shimomura’nın bilgisayarına girer. Shimomura, bilgisayarına girildiğini anladığında, bunun Kevin Mitnick’ten başkası olamayacağına karar verir. FBI’la işbirliği yaparak Mitnick’in bir kez daha yakalanmasını sağlar. Yine hapis yer. Bu seferki beş yıldır.

İŞ TEKLİFLERİ YAĞIYOR

Son yakalanışına kadar yaptıklarıyla o kadar büyük bir efsane haline gelmiştir ki, o hapisteyken başka hacker’lar, ‘Kevin’e özgürlük’ sloganıyla başta New Yok Times gazetesi olmak üzere pek çok kuruluşun internet sitesini çökertir.

2000’de serbest bırakıldığında, 3 yıl hiçbir elektronik alet kullanılmasına izin verilmez, seyahat edemeyecek ve telefonu da sadece annesini aramak için kullanabilecektir. Ayrıca 2010’a kadar yaptıklarını yazması da yasaktır.

2003’te bilgisayar kullanma yasağı kalktığında, televizyonlar Mitnick’in bilgisayara dokunuşunu naklen yayımlarlar. Daha sonra çeşitli şirketlerden bilgisayar güvenliklerini sağlamaları için sayısız teklif alır.

‘Artık değiştim. Bilgi güvenliği ve toplum mühendisliğiyle ilgili edindiğim geniş bilgi ve becerilerimi, devletin, işletmelerin ve bireylerin kendilerini koruyabilmeleri konusunda onlara yardım etmek üzere kullanıyorum’ der.

by_danger
08-01-2007, 01:34 AM
İnsan kendi kendine sorunlar üretebilen bir tabiata sahip.Ortada somut anlamda hiç bir sorun yokken bile insan kendi sorunsallaşarak sorunlar üretiyor.Bir çok insan arasındaki böyle çarpık iletişim tarzları var.İnsan iletişiminde bazen kılı kırk yaran bir karaktere sahip olmamak gerekiyor .Yani buna çarpık aşırı yoğunlaşma diyebiliriz.Şu var ki iletişimde bir şeyi sorun olarak algıladıktan ,kendimizi ve karşımızdakini mayalandıktan sonra kendimizin ve muhatabımızın sürekli üzerine gidersek bu maya çabuk tutacak giderek katılaşacak, daha kompleks hale gelecektir.Burda önemli olan bakış açılarımız.Evliliği veya bir erkeği veya bir kadını sihirli birer değnek olarak algılamak, dokundumu hayatımızın değişeceğini ummak, içimizin gökteki yıldızlar gibi parlayacağını ummak güzel ama yanlış, hoş ama boş bir düşünce ,bir hayal diyebiliriz.Psikolojik faktörler, mutluluk -ki tanımını yaptığımızda bu sürekli olan bir olgu değil insanın tabiatı gereği belli aralıklarla yaşadığımız hoşnut olma hali olarak tanımlıyorum- dışardan içeriye gelmez;içerden yaşanır.Yani mutlu olmaya çalışılmaz mutlu olunur.Karşımıza bir hayal alıp bu hayale ulaşmak için beklemek psikolojik faktörlerde beyaz atlı prens beklemeye benzer ki bu filimlerde filim için olur.Önemli olan insanın yaşadığı zaman diliminin farkında olmasıdır.Beklentilerimizi iyi deşifre etmek gerekiyor.Acaba beklentilerimiz insan tabiatı açısından ne kadar sağlıklı.Ne kadar doğru.Muhatablarımızla sorunlarımız elbette olucaktır-ki sorunsuz insan olmaz bu tabiatımızda var bunu benimsemek, benim-sevmek gerekiyor-Ama sorunlarımızı gereksiz çarpık yoğunlaşmalara sokmadan, sorunlaştırmadan sadece beraberliği hissederek dışarından sizin iç dünyanıza girecek bir huzur beklemeden hep etken veya edilgen konumda olmadan zaman faktörünü göz ardı etmeden ,her şeyi normal değerlendirmeye çalışarak abartmadan karşılıklı etkileşim çercevesinde ,yavaş ve ağır bir şekilde iletişimlerimizi kuvvetlendirmeye/hissetmeye çalışmalıyız.

alıntdırrr

by_danger
08-01-2007, 01:35 AM
Bir Sentlik Cep Telefonu ;)


Pek çok insan bir mal alacakları zaman daha ucuzunu bulana kadar araştırırlar; toplum mühendisleri ise daha ucuzunu aramazlar, bir ürünün fiyatını daha aşağı çekmenin yollarını aralar.Örneğin bazen bir şirket öyle bir pazarlama kampanyası düzenler ki göz ardı edemezsiniz. Buna karşın toplum mühendisi teklifi inceler ve bu alışverişten nasıl daha kazançlı çıkabileceğine bakar.

Bir süre önce, ülke çapında iş yapan bir GSM operatörü bir promosyon yapmıştı. Şirketin tarifelerinden bir tanesine abone olduğunuzda 1 Cent ödeyerek yeni bir cep telefonuna sahip oluyordunuz.

Birçok insanın oldukça geç farkettiği üzere, bir cep telefonu tarifesine abone olmadan önce dikkatli bir müşterinin sorması gereken bir yığın soru vardır. Hizmetin analog, dijital ya da her ikisi birden olup olmadığı; sabit ücretlerin ne kadar olduğu gibi sorular...İşin başından , abonelik taahhüdü süresinin ne kadar olduğunun bilinmesi özellikle önemlidir. Yani, kaç ay ya da yıl abone kalmanız gerekecek?

Philadelphia’da oturan bir toplum mühendisini hayal edin. Bir cep telefonu şirketinin abone olduğunda vereceğini söylediği vereceğini söylediği ucuz cep telefonunu çok beğenmiş, ancak telefonla birlikte sattıkları tarifeden hiç hoşlanmamış. Sorun değil. İşte bu işi kurtarmanın yollarından biri:

***İlk görüşme:Ted

Toplum mühendisi ilk iş olarak, bir elektronik eşya mağaza zincirinin West Girard’daki mağazasına telefon eder.

SM (+)

- Electron City.Ben Ted

+ Merhaba Ted. Ben George. Birkaç gün önce bir cep telefonuyla ilgili olarak bir satış görevlisiyle konuştum. Hangi tarifeyi istediğime karar verdiğimde onu arayacağımı söylemiştim ama adını unuttum. O bölümde akşam mesaisinde çalışan adamın adı neydi?

- Birden fazla kişi var. William olabilir mi?

+ Emin değilim. Belki de William’dır. Görünüşü nasıl?

- Uzun boylu. Zayıfça...

+ Sanırım o. Soyadı ne demiştin?

- Hadley. H-A-D-L-E-Y.

+ Tamam oydu. Ne zaman orada olacak?

- Bu haftaki mesai çizelgesini bilmiyorum ama akşamcılar 5 gibi gelirler.

+ Çok iyi. Onu bu gece bulmaya çalışırım ozaman.Teşekkürler, Ted...


***İkinci Arama: Katie

Bir sonraki görüşme, aynı mağazalar zincirinin North Broad Caddesi’ndeki mağazasıyla yapılır...

- Merhaba,Electron City. Ben Kattie. Size nasıl yardımcı olabilirim?

+ Kattie, merhaba. Ben William Hadley, West Girard mağazasından. İşler nasıl bugün?

- Biraz yavaş. Ne oldu?

+ Şu 1 Cent’lik cep telefonu promosyonu için gelmiş bir müşterim var. Hangisini kastettiğimi biliyorsun değilmi?

- Biliyorum. Geçen hafta onlardan birkaç tane sattım.

+ O promosyon kapsamındaki telefonlardan elinde daha varmı?

- Bir yığın.

+ Harika. Çünkü az önce bir müşteriye ondan bir tane sattım. Adam kredi kartıyla ödedi; kontratı da imzaladık. Sonra depoya baktım ki elimizde hiç telefon kalmamış. Çok mahçup oldum. Bana bir iyilik yapabilirmisin? Telefonu almak için sizin mağazaya göndereceğim. Ona 1 Cent karşılığında telefonu satıp , fatura düzenlermisin? Bir de, nasıl programlayacağını anlatabilmem için telefonu aldıktan sonra beni araması gerekiyor.

- Elbette. Gönder onu buraya...

+ Tamam... Adı Ted. Ted Yancy.

Adının Ted Yancy olduğunu söyleyen bir adam North Broad Caddesi mağazasına geldiğinde, Kattie bir fatura düzenler ve adama 1 Cent karşılığında cep telefonunu satar. Her şey ’mesai arkadaşının’ ondan rica ettiği şekilde gelişir. Kadın zokayı yutmuştur.

Ödeme zamanı geldiğinde müşterinin cebinde hiç bozuk para yoktur. Bu yüzden kasada bir centlerin durduğu küçük bölmeye uzanır, bir tane alır ve ödeme yaparken bunu kadına verir. Telefonu 1 cent i bile ödemeden almıştır.

Artık aynı marka telefonu kullanan başka bir GSM operatörüne gitmekte ve istediği tarifeyi seçmekte özgürdür. Tercihen hiçbir taahhüt gerektirmeyen aydan aya bir tarife seçecektir.


---


Aldatmacanın İncelenmesi:

Çalışan olduğunu öne süren ve şirketi içi süreçleri ve terimleri bilen kişilere karşı daha yüksek bir güven duymak doğaldır. Bu hikayedeki toplum mühendisi, promosyonlarla ilgili ayrıntıları öğrenerek, kendini bir şirket çalışanı olarak tanıtmış ve başka bir şubenden bir kolaylık sağlamasını rica ederek bundan yararlanmıştır. Böyle şeyler perakende zincirlerinin farklı mağazaları arasında ve bir şirketin farklı birimleri arasında olur. İnsanlar farklı ortamdadırlar ve hiç karşılaşmadıkları mesai arkadaşlarıyla sürekli beraber çalışırlar.

\\\\\\\\------------------------------------------------------------------------------------////

alıntıdırrr

TurkisHacker
08-01-2007, 02:39 AM
Vay bee Adamların Aklına Neler Geliyo Ole...

by_danger
08-01-2007, 02:39 AM
yani sadece bilgi yetmiyoo:D