PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız

eXTReMe Tracker
: İnternet Explorer Sizin Resminizle Açılsın


by_casus
04-22-2007, 12:18 AM
İnternet Explorer Sizin Resminizle Açılsın

internet explorer açıldığında direkt sizin resminizle açılsınsın istermisiniz eğer istiyorsanız ;

1. resmi belirleyin.

2. başlat / çalıştır / regedit yazıp enterlayın burdan şu yolu bulun.

[HKEY_CURRENT_USER/Software/Microsof/tInternet Explorer/Main]

main klasörüne bir kere tıklayın ve sağda reg kayıtları gözükücek burda ’’ Start page’’ değerine çift tıklayın burdaki about blank yazısını silin onun yerine resminizi koyduğunuz yolu belirtin ( örnek: C:/abc.jpg ) ve kaydedin sora açın explorer’i ve resminiz ile açıldığını göreceksiniz.

NOT: sadece adress yerine "file:///C:/xxx.jpg" bunu yazarsakta oluyor gibi sorular gelebilir. bunu nedeni kolay yolu ile yaparsak başka bir adress yazdığımızda yol kaybolacaktır ( explorer geçmişini silersek ) fakat bunda geçerli olanı kullan butonuna yerleşecektir ve tek bir tıklama ile geri getirebilirsiniz

yasinmetin
04-22-2007, 12:20 AM
ooo güzel paylaşım saolasın

kajakamiz00
04-22-2007, 12:30 AM
bişi anlamadım resimle anlat

nikenike
04-22-2007, 12:33 AM
Bu kadar uğraşmana gerek yok dostum ana sayfan yerin resmin yolunu göster. yeterli!!!!!!!!!!!

bytrojen
04-22-2007, 12:34 AM
Arkadaslar Okadar Uzatmaya Gerek Yok Sunu Yapin.
1) İnternet Explorer'inizin Gİrİs Sayfasi Olmasini Istediginiz Resmi Secin
2)bunu Upload Edin
3)sİze Verilen Lİnkİ Explorer'a Sag Tiklayin Gİrİs Sayfasina Bu Lİnkİ Yapistirin
4) Olay Bu Kadar Basit
5) Uzatmaya Gerek Yok :)))
6)kolay Gelsin....

mustafasur
04-22-2007, 12:38 AM
valla bende anlamadım kardeş
dediğin yolu izledim olmadı

gecersevket3
04-22-2007, 12:38 AM
kardes gusell bi paylasim ama ben 'start page' ye kadar yapabiliyorum oraya cift tiklayinca dizin verisi mi neydi o cikiyor onun altinda da Sitedeki Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir.. war sanirim ordan ana sayfayi ayarliyorz biraz daha acik anlatsan sonunu

gecersevket3
04-22-2007, 12:44 AM
Arkadaslar Okadar Uzatmaya Gerek Yok Sunu Yapin.
1) İnternet Explorer'inizin Gİrİs Sayfasi Olmasini Istediginiz Resmi Secin
2)bunu Upload Edin
3)sİze Verilen Lİnkİ Explorer'a Sag Tiklayin Gİrİs Sayfasina Bu Lİnkİ Yapistirin
4) Olay Bu Kadar Basit
5) Uzatmaya Gerek Yok :)))
6)kolay Gelsin....

kardes senin dedigin yolu denedim de olmadi
upload yeri onemli mi
onemliyse nereler olabilir

nikenike
04-22-2007, 12:49 AM
internet explorer/araçlar/internetseçenekleri/ nden giriş sayfası yerine bilgisayarındaki herhangi bir resmin adresini yaz mesela C:\\adıherneyse.jpg hepsi bu kadar

bytrojen
04-22-2007, 01:20 AM
Bakın Soyel yapın (yine anlamayan olursa yasamasın)

1) Sitedeki Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir.. girin
2)resminizi upload edin
3)upload edilen linki kopyalayın sonra..
3)explorer ' a sag tıklayıp özellikler degin
4)ana sayfaya bu upload linkini yapıstırın
5)tamam deyip cıkın
6) daha fazla nasıl acık anlatılır bilmem...?

gecersevket3
04-22-2007, 01:29 AM
tsk ederim bytrojen :D

Pro_Hack
04-28-2007, 04:11 PM
Saol Paylaşım İçin Kardeş Saol
Bizimle Uğraşmak
|G|üven
|Ö|özveri
|T|ecrübe
İster!!
Bazı Düşüşler Daha İyi Kalkınışların Göstergesidir Ultra_Hack Bitti Pro_Hack Geldi
Sitedeki Linkleri Sadece Üyelerimiz Görebilir..

NoStRaDaMuS
04-28-2007, 09:15 PM
saol kardes guzel bırseye benzıyo deneyeyım brrrr

BRaT_ChiLD
04-28-2007, 11:19 PM
aynen güsel oluoo saolasın kardeşş :)

Lightbringer
04-30-2007, 06:33 PM
Uraşmaya gerek yok gereksiz bişey.

PessimisT_BOY
05-05-2007, 04:44 PM
SaĞol

4MasterJr
05-05-2007, 04:58 PM
hmm qüseL ßi payLaşım

ajan_948
05-05-2007, 09:07 PM
ben de yapayımm
hehehe

zagros1989
05-11-2007, 06:16 PM
Abdullah Öcalan: Türkiye panik içinde. Kendini uluslararası kuşatmada hissediyor. İçte de günlük istikrarsızlık telaşlandırıyor. Gelişmeler hızlanabilir. Türkiye için iyi bir tarihi gündemi, iyi bir dönemi büyük oranda yarattık. Koşullar da giderek daha elverişli hale geliyor. Yine arkadaşların dersi de Önderlik gerçeği; sanırım daha çok sorular buna yönelik olacak. Gerek yükseltilen devrimci ulusal önderlik, gerek bunun uluslararası etkileri şu anda çok tartışılıyor. Birinci elden beni sorgularsanız iyi olur. İşin dedikodu yönünü aşan değerlendirmeler epey katkı sunabilir. Sayın Hasretyan, tabii herhalde konu ile çok daha yakından ilgili.

Bugün sizlerle derinliğine sorgulayacağımız süreç önemli. Yakın dönem tarihçisi olarak klasik Kürt önderliklerini biraz incelediğiniz kanısındayım. Fakat bizim durumumuz çok farklı. Değerlendirmek için böyle yüz yüze kapsamlı bir görüşme zarurettir, şarttır. Ben hiçbir soruya cevap vermekten kaçınmam. En mahrem denilebilecek tüm hususlara açıklık getirebilirim. Buna ihtiyaç da var. Özellikle aydınlar olsun, uluslararası ilgili çevreler açısından olsun, en çok sorguladıkları bir dönem oluyor. Umarım sorularınız buna yanıt oluşturabilir. Yanıt konusunda sizi aydınlatabilirim.

Sayın Kaya’nın da tabii yakın dönemle ilgili çok derin ve değerli gözlemleri var. Yakın dönemi değerlendirmeleriniz gerçekçi, ama onu özellikle bu son süreçte kıyaslamalı bir biçimde değerlendirmekte yarar var diye düşünüyorum.



Yaşar Kaya: Haklısınız, Başkanım.



A.Ö.: Tarihi bugünle biraz mukayese etsek kamuoyunun hayli ilgisini çeker. Anlatım biraz daha tamamlanıp yetkinleşebilir. Bu açıdan sizin sorularınız ve bizim de karşılaştırmalı yapabileceğimiz bir çözümleme ışık tutar ve birçok yeni düşünceye, yeni tartışmaya yol açabilir.



Y.K.: Bu söylediğiniz tabii doğru. Ben böyle bir dönemde tekrardan sizi ziyaret etme imkânı bulabildiğim için, misafirlerimle birlikte gerçekten büyük mutluluk duyuyorum. Uzun zamandır yazı yazıyorum, fakat bugüne kadar hep şunu yaptım: Öncellikle sizi ve Kürdistan Devrimini her gün biraz daha iyi öğrenmeye çalışıyorum. Bu gerçektir. Okumadığım kitaplarınız var, onları okuyorum.



A.Ö.: Öğrenmenin yaşı da yoktur.



Y.K.: Yoktur. Onu yapmaya çalışıyorum. Yazı hayatım süresince de şunu yaptım: Öncelikle Kürtlere biraz Kemalist çekirdeği tanıtmaya çalıştım. Bizim buna ihtiyacımız vardı. Çok açık itiraf edeyim ki, Türk devletini, düşmanı elli yaşımdan sonra biraz daha iyi tanıdım. Bunda sizi ziyaretlerimin de büyük payı oldu. Kürtlerin, Kemalist çekirdeği ve bu takımı tanımaya çok ihtiyaçları vardı. Biz bunu belki ömür boyu derinleştireceğiz. Genç arkadaşlarımızın bunların üstünde düşünmeleri, tanımaları çok gerekli. İkinci yaptığım şey, Kuzey Kürdistan’daki ihaneti biraz teşhir etmeye çalışmaktı. Elimden gelen imkânlar nispetinde bunu yapmaya çalıştım. Bunun için de mutluyum. İyi bir şey yaptığımı da düşünüyorum.

Gündem Gazetesini çıkardığımız zaman arkadaşlar bana dedi ki, “Abi, biz senin de yazı yazmanı istiyoruz. Sadece gazete sahibi olmak, idareci olmak, her gün burada bulunmak kâfi değil.” Ben nasıl yazılar yazmalıyım diye düşündüm. Rahmetli Musa Anter derdi ya, “Benimkisi biraz bulvar tiyatrosu.” Gerçekten büyük bir mizah yazarıydı, büyük bir tarihçiydi. Kürdistan’ın büyük dervişlerinden biriydi. Ben onun bu yanlarını çokça yazdım.

Kürtler arasında ideolojik yazı yazmayı seven çok insan var. Gençliğimden beri ideolojik münakaşalar ve ideolojik yazılar görüyorum. O zaman ben başka bir şey yapmalıyım diye düşündüm. Kendime göre bir yol, bir stil bulmalıyım ve bunları yazmalıyım dedim. Bugün çok açık bir şekilde söyleyeyim: Halkımız bu işi sevdi. Benim yazılarımı okuyorlar. Bir eve gidiyorum, ev kadını, “Sabahki yazınızda bu vardı” diyor. Tabii bu beni mutlu ediyor; bana verilecek en büyük hediyelerden bir tanesi bu. Buna devam edeceğim. Biraz konuştuğum gibi yazıyorum, biraz sade yazıyorum, biraz insanlarımızın hoşlanabileceği şeyler yazıyorum. Hepsi bu. Başkanıma, hak veriyorum ve söz veriyorum. Bundan sonra o şekilde devam edeceğim.



A.Ö.: Bu yaşadığımız süreçte eski ve yeni devrimci kuşağın ilginç bir buluşması var. Siz bunlara ender tanık olanlardan, ulaşanlardan birisiniz.



Y.K.: Sağ olun.



A.Ö.: Değil mi?



Y.K.: Evet, evet.



A.Ö.: Mukayeseli anlatım hayli ilgi çekebilir. Eleştirisel olsun. Burada ne ucuz yergilere, ne ucuz övgülere ihtiyacımız var. Fakat olup biteni değerlendirmek aydın sorumluluğunun gereğidir. Kaldı ki, çok önemli bir politik misyon içinde bulunuyorsunuz. Bunlar hayli ilgi çeker, umarım halk okur. Çünkü oldukça kendisini ilgilendirir. Hem de en hayati konular kendi gerçeğini ilgilendiriyor. İnceleme düzeyiniz fena değil. Epey bir birikimle birlikte, bu kadar yoğunlaşma gereğini duymanız doğru ve gereklidir. Gerçekten günümüzde yüzyılların makus talihi yeniliyor. Tarihi yenilenme var. Bu hem heyecan veriyor, hem ihtiyaç gösteriyor. Bundan uzak durmak, yaşamdan uzak durmaktır. Dünkü heyecanı duymamak insan özüne de ters düşer. Kürt olayında, Kürt gerçeğinde büyük bir demagoji var. İşin acısını bilmeden, herkeste büyük bir ucuz kahramanlık var. Bu son derece sakıncalı.

Dikkat çekmek istediğiniz şu hususları iyi anlıyorum: Onlarca yıl zindan pratiğiniz olmayabilir. Fakat her şey ancak kendi döneminde anlam bulabilir. Yaşadığınız dönemlerde Kemalizm’e karşı söylenecek bir iki söz, bugünün büyük bir eyleminden az önemli değildir. O zaman geçirilen birkaç haftalık zindan pratiği, şimdiki birkaç yıldan az önemli değildir. Yani dönemin kulakları sağır eden, nefes aldırmayan özelliği dikkate alınırsa, ne yapılmak istendiği, anlamının ne olduğu daha iyi anlaşılabilir. Bu fazla takdir edilemiyor, çünkü her şey bugüne göre değerlendiriliyor. Kürtlük için bir iki şey söylemişsin, çok mu önemli? Şimdi herkes söylüyor, herkes teorisini yapıyor. Şu anda bizi bile beğenmeyen, içimizde bile bizi beğenmeyen çıkıyor. Nasıl iyi komutan olduğunu, gerçekleri nasıl daha iyi dile getirdiğini söylüyor. Fakat gaflet şurada: Bunun tarihini bilmeyenler kesinlikle becerikli olamazlar, bir şeyler başaramazlar. Söyledikleri demagojiden öteye gitmez. Sözüm ona söyledikleri yöneticiliğin de, komutanlığın da kesinlikle bir değeri yok. Çünkü onun temel özünden haberleri yok.

Kendi tarihini, onun gelişim diyalektiğini iyi bilmeyenler zaten geleceğe de anlam veremezler, günümüzü de değerlendiremezler. Hata üstüne hata yaparlar ve bu tipler en tehlikesidir. Bir de buna ‘ne oldum delisi’ni eklersek, bir sürü erken iktidar hastalığı çıkar. Sıradan bir gelişmenin bile bizim için bayram olduğu dönemler vardı, ama şimdikiler beğenmiyor. Şimdi bütün bunlar derin bir gafletle ancak izah edilebilir ve buna fırsat vermemek gerekiyor. Herkes gerçeği tam olduğu gibi algılayabilmeli. Acılarıyla, üzüntüleriyle, mutluluğuyla, sevinciyle ne ise onu anlayabilmeli. Dürüst olmalı, terbiyeli olmalı ve bugün için yapabileceği bir katkı varsa, onu gerçekten layıkıyla gösterebilmeli.

Yani şunu söylemek istiyorum: Biraz tarihten anlıyoruz, hata yapmamaya çalışıyoruz. Günümüzü de büyük ölçüde devindiriyoruz, hareketlendiriyoruz. Herkese hakkını vermek benim için esastır. Bu konuda bir adaletsizlik, abartılı bir yaklaşım içinde olduğumu sanmıyorum. Günümüz bu açıdan biraz da final sürecine benziyor. Bütün gelişmeler -ciddi bir hata yapmazsak, bir talihsizlik olmazsa- 2000’li yıllara daha yürekli, daha inançlı ve daha başarılı yaklaşabileceğimizi gösteriyor. Takdir edersiniz ki, yıllarca her şey neredeyse yüreğinde saklı kalmış, bütün umutlar boşa gitmiş, ne yapılmak istenmişse başa büyük bela olmuş. Bir olgunun kendini çözüme doğru ***ürmesi heyecan vericidir. Bunu çok iyi anlatmak gerekir. Sayın Hasretyan da sanırım aynı yaklaşımlara sahiptir. Bizim acılarımızı biliyor. Kaldı ki, kendi halkının acısını da çok iyi biliyor.



M. A. Hasretyan.: Biliyoruz, fakat hakkından gelemiyoruz.



A.Ö.: Gün görmüş kişilerdensiniz. Birçok devrim gördünüz, bizzat ateşin içinde de yetiştiniz. Ermeni halkının soykırımını sizden daha iyi bilemeyiz. Herhalde onların acıları sizin yürekte de vardır. Bizim halkımızın üzerine de en değerli kitapları yazanlardansınız. Sizin sanırım bu günleri biraz daha derin görme ihtiyacınız olabilir. Biz size sonuna kadar üzerimize düşeni göstererek katkıda bulunmaya hazırız. Yeniliği görmek gerekiyor. Klasik ölçülerle yaklaşmak, bu günü tam anlamada yetersiz olabilir. Bunun için bu geziniz önemli. Sizlerle buluşmamızı oldukça önemli buluyorum. Hatta sizin buraya gelme isteminizi duymadan önce acaba gelebilir mi diye düşündüm. Buluşmamızın gerçekleşmesi de anlamlı. Yani tarihi incelemeler değerlidir. Ama yüz yüze buluşmalar daha değerlidir.

Tahmin ediyorum siz de Eşiriyanlardansınız. Eşiryanlar Ermenilerdir değil mi?

Şeref Aşiryan.: Başkanım, eşiri...



A.Ö.: Ermeniler sanırım Eşiryan diyor, ama fark etmez.



Ş.A.: Doğrudur, fark etmez.



A.Ö.: Siz de orada büyüdünüz diye söylüyorum. Siz de tarihi konular üzerinde duruyorsunuz değil mi? Uğraşınız bu muydu?



Ş.A.: Evet. Kürt ve Kürdistan tarihi üzerine Güney Kürdistan’da 1961 yılından 1988 yılına kadar bu işle uğraştım.



A.Ö.: Doktoralığınız mı var?



Ş.A.: Evet. 1988’den bu yana arkadaşlar arasındayım.



A.Ö.: Yani politikacı oldunuz.



Ş.A.: Evet, politika işleri...



A.Ö.: Bizim işimizin işçisi oldunuz demek.



Ş.A.: Evet, Başkanım. Ülke için, ülke dışına çıktım.



A.Ö.: Tabii yerinde bir iş. Bir profesör için de, bir çoban için de ülke gerekli. Çoban buna ne kadar ihtiyaç duyarsa, sizin de buna ihtiyacınız var. Profesör ülkesiz, halksız olmaz.



Ş.A.: Halkımız bağımsız olmazsa, başkalarına hizmet ederse, profesör de evinde oturursa, bu doğru ve kabul edilebilir bir şey değildir.



A.Ö.: Bu en büyük ayıptır.



Ş.A.: Evet, en büyük ayıp buradadır.



A.Ö.: Ancak sizin birçok açıdan öncülük etmeniz önemli.



Ş.A.: Evet.



A.Ö.: Belki fiziki durumunuz imkân sağlamaz, ama elinizden geldiğince yapacaksınız. Kaldı ki, bu iş insanı yüceleştir ve yeniler. Bunun için sizin de bir heyecanınız var. Doktoralığınız varsa çok iyi. Bunu da devam ettirebilirsiniz. 1990’dan bu yana özellikle neden Güney Kürdistan bu hale geldi? Bunun üzerinde durmasanız büyük bir yetmezlik olur. Şimdi Güney kendisini faşizme yakınlaştırdı ve bir oldu. Orada büyük ve ağır bir savaş var. Bir devrim içinde biz yeni bir devrim yaptık. Güney’de yeni bir devrimin adımları henüz atılıyor. Bu seni de ilgilendiriyor sanırım. Bunun üzerinde de durulabilir. Birkaç sorunuza cevap verebiliriz. Mahmut Baksi de sorular sormuştu. O da bir aydındır. Biraz daralmıştı, biraz rahatsızlıkları da var, ama gönülden devrimimiz üzerinde durmak istiyor. Biz hatırını kırmadık. Hatta nasıl istiyorsa biz emrine hazırız dedik. Eski aydınlarımız, yurtseverlerimiz ne isterlerse emirlerine hazırız. Yeter ki, istesinler.

Bu girişten sonra isterseniz sorulara başlayalım. Sanırım vaktimiz bunu gerektiriyor. Hasretyan, isterseniz sizinle başlayalım. Uygun mudur?